İçindekiler
İş Kanunu’nun öngördüğü hak düşürücü süreler, işçinin kesinlikle dikkat etmesi gereken ve aşmaması gereken sürelerdir. Çünkü bu süreleri dönüşü olmaz ve hak düşürücü süreyi kaçıran işçi, çok önemli haklardan mahrum kalır. O halde, iş hukukunda hak düşürücü süreler nelerdir?
Hak düşürücü süre nedir ve neden önemlidir?
Hukuki olarak hak düşürücü süre; geçmesiyle birlikte bir hakkın kullanılamaz hale geldiği süreyi ifade eder. İlk bakışta zamanaşımına benzeyen bu tanım, esasen zamanaşımından farklıdır.
Hak düşürücü süre ile zamanaşımı arasındaki esas fark, zamanaşımı için borçlu tarafın zamanaşımı defini ileri sürmesi gerekirken, hak düşürücü sürenin hâkim tarafından resen dikkate alınmasıdır.
Bir başka deyişle örneğin 5 yıllık zamanaşımına tabi bir fazla çalışma ücreti alacağı için, 5 yıldan sonra dava açan bir işçi, işveren tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmedikçe, davasını devam ettirebilir ve alacağına hak kazanabilir.
Oysa hak düşürücü bir süre söz konusu olsaydı, hâkim bunu resen dikkate alacaktı ve işveren tarafından hak düşürücü sürenin geçtiği iddia edilmeseydi bile, kendiliğinden bu tespiti yaparak davalı lehine karar verecekti.
Hak düşürücü süre ile ilgili Yargıtay kararı
Bu durum bir Yargıtay kararında şöyle ifade edilmiştir: “… Hak düşürücü süre, doğrudan doğruya hâkim tarafından kendiliğinden göz önünde tutulması gereken, davada “itiraz” olarak başvurulması zorunlu olan ve zamanaşımı gibi “kesme” ve “durma” hükümlerine bağlı olmayan, uyulmama halinde “hakkın” kaybına yol açan yani hakkın özünü ortadan kaldıran süredir…” (7 Hukuk, 2025/1333 K.).
İş Kanunu’nda yer alan hak düşürücü süreler birden fazla olup bunlara dair bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

İşe iade sürecinde hak düşürücü süreler (4857 Sayılı Kanun Md. 20)
İşçinin işe iade başvurusunda bulunabilmesi için öncelikle iş güvencesine sahip olması gerekir. İş güvencesi için ise aşağıdaki şartların tamamının sağlanması gerekir:
- İşçinin iş sözleşmesi belirsiz süreli olmalıdır.
- İşyerinde çalışan işi sayısı en az 30 olmalıdır.
- İşçinin işyerindeki kıdemi en az 6 ay olmalıdır.
İşçi yukarıdaki şartlara sahipken işten çıkarılırsa, işverenin geçerli bir neden göstermesi şarttır. Ancak işverenin feshinin geçersiz olduğunu iddia eden işçi, işe iadesini talep etme hakkına sahiptir.
Arabulucuya başvuru için 1 aylık süre
İşte İş Kanunu’ndaki ilk hak düşürücü süre burada karşımıza çıkar. İşçinin, iş akdinin feshedildiğinin kendisine tebliğinden itibaren en geç 1 ay içinde arabulucu başvurusu yapması ve arabulucuda işe iadesini talep etmesi gerekir.
Burada işçi ile işveren uzlaşırsa, işçinin işe iadesinin kabul edildiğine dair bir arabulucu son tutanağı düzenlenir. Ancak arabulucuda taraflar uzlaşamayabilir.
Dava açmak için 2 haftalık süre
Taraflar arabulucuda uzlaşamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, 2 hafta içinde işçinin iş mahkemesinde işe iade davası açması gerekir. Bu 2 haftalık süre, İş Kanunu’nda karşımıza çıkan ikinci hak düşürücü süre olacaktır.
İşe başlatma başvurusu için 10 iş günü
İşçinin işe iadesi için arabulucuda uzlaşma olmuşsa ya da işçi işe iade talepli açtığı davayı kazanmışsa, mahkeme kararının kendisine tebliğ edildiği veya arabulucu son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde işverene başvurmak ve işe iade edilme isteğini belirtmek zorundadır. Bu 10 iş günlük süre, üçüncü hak düşürücü süreyi ifade eder.
Haklı nedenle fesihte 6 iş günü kuralı (Md. 26)
İşçi ya da işveren İş Kanunu’nun 24 veya 25’inci maddelerinde geçerli sebeplerden birisi varsa haklı nedenle derhal fesih yapabilir.
Bu feshin sonuçları ağır olduğundan, belirli bir süre içinde kullanılması istenmiştir. Böylece, işçinin ya da işverenin, haklı fesih gerekçesini öğrendiği andan itibaren 6 iş günü içinde fesih işlemini gerçekleştirmesi gerekir.
Ayrıca ne olursa olsun, feshe gerekçe olayın vuku bulmasından itibaren en geç 1 yıl içinde bu hakkın kullanılması gerekir (İşçinin maddi menfaat sağladığı durumlarda, bu 1 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz).

6 iş gününün başlangıcı ve hesaplanması
6 iş günlük süre kural olarak, feshe gerekçe davranışın veya olayın öğrenildiği günü takip eden günden başlar; ancak tüzel kişilerde farklı durumlar ortaya çıkabilir. Bu konuyu daha önce yazmıştım: Haklı nedenle fesihte 6 iş günlük sürenin önemi
Sürenin kaçırılmasının sonuçları
Eğer 6 iş günlük fesih süresi kaçırılırsa, haklı fesih kendiliğinden haksız feshe dönüşür. Böylece, fesih yapan taraf için sanki hiç haklı fesih gerekçesi yokmuş gibi sonuç doğar.
Sıkça sorulan sorular (SSS)
Hak düşürücü süreler hafta sonuna denk gelirse ne olur?
Sürenin son günü resmi tatile veya hafta sonuna denk gelirse, süre takip eden ilk iş günü mesai bitimine kadar uzar.
İşe iade davası için 1 aylık süre ne zaman başlar?
İşverenin fesih bildirimini yazılı olarak işçiye tebliğ ettiği tarihte başlar. İşten çıkış tarihi değil, bildirimin ulaştığı tarih esastır.
6 iş günü kuralı her türlü fesih için geçerli midir?
Hayır, sadece “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” olarak adlandırılan ve İş Kanunu’nun 24’üncü ve 25’inci maddelerinin 2’nci fıkralarında yazılı gerekçelerle yapılan fesihlerde geçerlidir.
Hak düşürücü süreyi hâkim kendiliğinden dikkate alır mı?
Evet, davalı tarafın böyle bir itirazı olmasa bile, hâkimin hak düşürücü süre kontrolünü kendiliğinden yapması gerekir.
SONUÇ
İş Kanunu’nda esas olarak üç tür hak düşürücü süre bulunur:
- İlk olarak; Kanun’un 24’üncü ve 25’inci maddelerinde gösterilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak 6 iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren 1 yıl sonra kullanılamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz.
- İkinci olarak; işe iade başvurusunda bulunmak isteyen işçi, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.
- Üçüncü olarak; iş güvencesi kapsamında yer alan ve feshin geçerli bir nedene dayanmadığı iddiasıyla işe iade davası açan işçi, davayı kazanırsa işverene belirli süre içinde başvurması gerekir. İş Kanunu’nun 21’inci maddesine göre; işçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır.
Bu süreler kaçırıldığında, ilgili hak da ortadan kalkmış demektir. Artık bu hakkın tesisi için dava açılsa ve karşı taraf hak düşürücü süre için itirazda bile bulunmasa; hâkim hak düşürücü süreyi resen dikkate alacak ve kaybolan hak bir daha geri gelmeyecektir.







