İşçinin ücreti, çoğu zaman onun tek geçim kaynağı olduğundan, ücretin zamanında ödenmesi önem arz eder. Buna rağmen işveren, çeşitli nedenlerle, işçinin maaşını zamanında ödemeyebilir. Burada birçok işçi, ücretin 20 gün gecikmesi durumunda bir hakkı olduğunu duymuştur; ancak bunun ne olduğunu tam olarak bilmez. Gelin, birlikte bakalım: İşçinin deyimiyle, maaş 20 gün yatmazsa ne olur?
İçindekiler
İşçinin ücreti
Uygulamada maaş diye adlandırılan kavramın esasen doğru kullanımı ücrettir. 4857 sayılı İş Kanunu da ücret kavramını kullanmayı tercih etmiş ve önemine binaen ücrete dair ayrıntılı düzenlemeler yapmıştır.
Ücretin ödeme periyodundan zamanaşımı süresine, çeşitli ücret türlerinden ödenme yöntemine kadar birçok husus Kanun tarafından düzenlenmiştir.
Ücret ödeme günü
Madem işçinin ücretinin zamanında ödenmemesinden bahsediyoruz, öncelikle ücretin ödeme gününü tespit etmemiz gerekir. İş Kanunu, işçinin ücreti için belirli bir gün belirlememiştir.
Kanun, 32’inci maddesinde, ücretin en geç ayda bir ödeneceği kuralını getirmiş olup uygulamada da çoğu zaman işçi ücretlerinin aylık ödendiği görülür. İşçi önce çalışır, sonra ücretini hak eder.
Böyle olunca, işçinin ücretinin esasen, çalıştığı ayı takip eden ilk gün ödenmesi gerekir. İşçinin bir aylık süre zarfında çalıştığını varsaydığımızda, takip eden ayın ilk günü, ücret ödeme günü olmalıdır.
Yine de işçi ve işveren anlaşırsa, özel bir ödeme günü belirleyebilir. Çoğu zaman iş sözleşmesiyle, bazen de uzun süredir devam eden ödeme günü uygulamasının sonucu olarak, belirli bir gün ödeme günü olarak belirlenebilir. Örneğin takip eden ayın 5’inci günü şeklinde belirlenebilecek bu tür ödeme günleri de geçerli olacaktır.
Maaşın zamanında ödenmemesi
İşçinin ücretinin ödenmesi için bir gün belirlenmişse o gün geçtiği halde veya gün belirlenmemişse, takip eden ayın ilk günü geçtiği halde, işçinin maaşı ödenmemişse ne olur?
İşçilerin aklının karıştığı yer tam da burasıdır! Neden mi? İşçinin maaşının zamanında ödenmemesi durumunda fesih hakkı ile iş görmekten kaçınma hakkı tam da burada birbirine karıştırılır da ondan.

Maaşın gününde ödenmemesi
İşçinin ücreti gününde ödenmediğinde, bir gün bile gecikmiş olsa, işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı bulunur. Bunun ayrıntılarını şu yazımda ele almıştım: https://mustafabaysal.com/ucreti-zamaninda-odenmeyen-isci-ne-yapabilir/
Kısaca izah etmem gerekirse; işçinin ücretinin zamanında ödenmemesi, işçiye İş Kanunu’nun 24/II-e maddesi kapsamında haklı nedenle derhal fesih hakkı verir ve işçinin işyerinde en az bir yıllık kıdemi de varsa, bu işçi kıdem tazminatını almaya da hak kazanır.
Maaş ödeme günü üzerinden 20 gün geçmesi
Maaşın ödeme günü üzerinden 1, 10 ya da 50 gün geçmesi; haklı fesih bakımından aynı sonucu doğurur. Buna rağmen işçiler neden 20 güne takılır?
Bunun sebebi İş Kanunu’nun 34’üncü maddesidir. Bu maddeye göre, işçinin ücreti, ödeme gününden itibaren 20 gün geçtiği halde ödenmezse, işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkı bulunur.
Ancak işçinin bu hakkını kullanabilmesi için işverenin ödeme yapmamasının “mücbir bir nedene” dayanmaması gerekir. Doktrindeki görüşe göre, işverenin mali sıkıntısı mücbir sebep kabul edilmemektedir: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/627367
İşçi 21’inci gün çalışmaktan kaçınabilir
İşçi ücreti ödenmediği halde işten ayrılmak istemiyor olabilir. İlk bakışta mantıklı görünmese bile işçi bakımından bunun mantıki nedenleri vardır. Örneğin işçi yeni bir iş aramak istemiyordur ve işlerin düzeleceğini düşünüyordur. Belki işyerinin satılması gündemdedir ve yeni gelen işverenle işlerin daha iyi olacağına inanıyordur.
Hangi nedenle olursa olsun, işçi ücreti ödenmediği için haklı fesih yapmak istemezse ve ücreti 20 gün geçtiği halde ödenmemişse, 21’inci gün artık fiilen çalışmak zorunda değildir. Bu durum grev olarak nitelendirilemez.
İş görmekten kaçınan işçiye ücret ödenir mi?
Bu sorunun cevabının net olmadığını söylemem gerekir. Çünkü İş Kanunu’nun 34’üncü maddesinde iş görmekten kaçınan işçiye ücretinin ödeneceğine dair bir hüküm bulunmaz. Üstelik, kanun tasarısı meclise geldiğinde maddede işçiye iş görme borcundan kaçındığı günler için ücret ödeneceği hükmü yer alırken, bu hüküm çıkarılarak madde meclisten geçirilmiştir.
Tam da bu nedenle, Yargıtay da eski tarihli bir kararında, işçinin iş görme borcundan kaçındığı günleri için ücret hak etmeyeceğini söylemektedir:
“… İşçinin ücretinin, ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmemesi halinde işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu süre içinde ücret ödemesi uygulaması yapılacağı yasa tasarısında düzenlendiği halde Türkiye Büyük Millet Meclisindeki görüşmeler sırasında bu düzenleme yasa metninden çıkarılmış ve bu suretle Yasama organı boşta geçen bu sürede ücret istenemeyeceğine dair iradesini açık olarak ortaya koymuştur.
34. maddenin bu düzenlemesine göre işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçındığı bu sürenin ücretini işverenden talep etmesi mümkün değildir. Zira işçinin çalışmaması kendi iradesi ile oluşmuştur…” (9 Hukuk, 2005/3782 K.).
Yine de doktrinde aksi görüşler mevcuttur. Örneğin profesör Sarper Süzek, Beta yayınlarından çıkan İş Hukuk kitabında, bu yaklaşımın doğru olmadığını ve işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçındığı günler için ücret hak etmesi gerektiğini yazar.

SONUÇ
Maaş 20 gün yatmazsa ne olur? Eğer işçinin ücreti, ödeme günü üzerinden 20 gün geçtiği halde, MÜCBİR SEBEP OLMAKSIZIN ödenmezse, işçi 21’inci gün iş görmekten kaçınabilir. Yani, ücreti ödenene kadar çalışmama hakkına sahip olur. Bu nedenle de işveren tarafından işten çıkarılamaz.
Yargıtay’a göre işçi, iş görmekten kaçındığı günleri için ücrete hak kazanmaz; fakat doktrinde bunun aksini iddia eden görüşler mevcuttur. Bu hususta benim kanaatim Yargıtay’ın görüşüne daha yakın olmakla birlikte, iş görmekten kaçınılarak çalışılmayan günlerin ücreti dava konusu yapılırsa, nasıl bir sonuç çıkacağını kestirmek son derece zordur.
Son olarak tekrar hatırlatmak isterim ki; işçinin ücreti bir gün bile gecikse, işçi haklı nedenle derhal fesih yapabilir. Dolayısıyla; ücretin ödenmemesi nedeniyle haklı fesih ile iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkının farklı kavramlar olduğunu unutmamak gerekir.







