İşçinin mesaisine zamanında başlaması, işini yapması ve mesai bitiş saatinde işyerinden ayrılması beklenir. İşçi bu düzene uygun çalışıyorken, çocuklarla birlikte düzeni bozulabilir. Örneğin çocuğun okula başlaması, işçinin çalışmasını engelleyebilir. Peki, ama çocuğu okula başlayan işçi bu nedenle haklı fesih yapabilir mi?
Haklı fesih nedir?
Haklı fesih, hem işçi hem de işverene tanınmış bir hak olup işçiler için İş Kanunu’nun 24 ve işverenler için 25’inci maddelerinde belirtilen şartların oluşması halinde yapılabilir.
Dolayısıyla bir fiilin işçi bakımından haklı fesih sebebi olması için 24’üncü maddede sayılması gerekir. Haklı nedenle fesih yapmanın işçi bakımından avantajı, eğer işyerinde en az bir yıllık kıdemi de varsa, kıdem tazminatını alarak işten ayrılma imkânını işçiye vermesidir.
Çocuğu okula başlayan işçi
İşçi ister erkek olsun ister kadın, belirli bir düzende işyerinde çalışsa da aynı zamanda evlat, eş ya da anne veya baba olabilir. İşçi rolünün kişiye yüklediği sorumlulukların yanında örneğin anne ya da baba olmak da farklı bir rol olarak başkaca sorumluluklar gerektirir.
Haliyle İş Kanunu da bu hususu düşünmüş ve hassaten çocuklar konusunda işçilere önemli kolaylıklar getirmiştir: https://mustafabaysal.com/calisan-anne-hangi-haklara-sahiptir/
Analık izni, doğum sonrası ücretsiz izin, süt izni, yarı zamanlı çalışma izni ya da kısmi süreli çalışma izni gibi anne ve baba işçilere özel birçok koruyucu ve teşvik edici hüküm İş Kanunu’nda bulunur.
Bunların yanında; emzirme odasından kreş imkânına, fazla mesaiden gece çalışmasına kadar da birçok kolaylaştırıcı düzenleme Kanun’da yer alır.
Dolayısıyla İş Kanunu’nun işçiyi anne ya da baba olduktan sonra desteklediğini söyleyebiliriz. Peki, çocuklar okula başladığında da özel bir düzenleme var mıdır?

Çocuğun okulu nedeniyle işçinin performansının düşmesi
Çocuk okula başladığında, buna ilişkin özel bir düzenleme İş Kanunu’nda yer almaz. Bu nedenle; çocukların okula gidişleri ve okuldan dönüşleri ile mesai saatlerinin çakışması veya çocukların eğitim faaliyetlerinin ebeveynlerin çalışma hayatındaki performansını etkilemesi gibi durumlar işverenler tarafından katlanılması gereken durumlardan sayılmaz.
Bir Yargıtay kararında bu durum şöyle ifade edilmiştir:
“… … Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, noter ihtarında fesih sebebi olarak, çocuğunun okula başlaması ve çocuğunun okula gidiş geliş saatleri ile çalışma saatlerinin çakışmasını bildirdiği, ihtarnamede bildirdiği fesih sebebi ile bağlı olduğu ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi kapsamında haklı bir fesih sebebine dayanmadığı … gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir…
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir…” (9 Hukuk, 2024/16124 K.).
SONUÇ
Çocuğu okula başlayan işçinin hayatının bir nebze daha zorlaşacağı muhakkaktır. Çocuğun okula gidiş saatiyle okuldan dönüş saatinin işçinin mesaisiyle çakışması da muhtemeldir.
Böyle durumlarda işveren inisiyatif kullanarak işçisine izin verebilir ve ona destek olabilir. Ancak işverenin böyle bir zorunluluğunun olduğunu söyleyemeyiz.
Dolayısıyla; çocuğu okula başlayan işçinin, çocuğuyla ilgilenmesi gerektiği gerekçesiyle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda haklı bulunmayacağını ve kıdem tazminatını yitirmeyi göze alması gerektiğini hatırlatmak gerekir.







