Günümüzde yazılı iletişimin en büyük kaynağı whatsapp oldu. Bundan yıllar önce mektuplar, sonra e-postalar ve SMS’ler varken, neredeyse tamamının yerini whatsapp aldı. Anlık iletişimi hızlandıran bu uygulama, bazen çalışanların başını derde sokabiliyor. Peki ama whatsapp yazışmaları iş mahkemelerinde delil oluyor mu?
Whatsapp yazışmaları
Whatsapp anlık sohbet aracı olsa da, özellikle işyerlerinde “gruplar” vasıtasıyla adeta bildirim aracı olarak da kullanılmaktadır.
Bu uygulamadaki konuşmalar karşılıklı şifrelense ve paylaşılmasa da, bir tarafın gönderdiği mesajlar diğer tarafın telefonunda saklanabilmektedir. Bazen de karşı taraf, mevcut mesajın ekran görüntüsünü alabilir.
Whatsapp mesajlarında hakaret
Elbette hakaret, şartları oluştuğunda, ceza davaları gibi başkaca davaların da konusu olabilir. Ama bu yazının konusu çalışma hayatına dair ve dolayısıyla hakaret edilmesi halinde, işçinin iş akdinin feshedilmesine ilişkin bilgiler vereceğiz.
Bir işçinin diğer bir işçiye hakaretinin sonucunun ya da işverenin işçiye hakaretinin sonucunun ne olacağını daha önce yazmıştık:
mustafabaysal.com/isciye-hakaret-edilmesi
mustafabaysal.com/isciye-edilen-her-hakaret-mobbing-midir
Hakaret ya da küfür yüz yüze edilebildiği gibi, SMS ya da whatsapp gibi araçlarla da edilebilir. O halde önemi olan, bu araçların mahkeme nezdindeki durumudur.
Whatsapp iş mahkemesi tarafından delil sayılır mı?
Bu sorunun cevabını öncelikle Yargıtay’a bırakalım ve değerlendirmemizi, yazının sonuç kısmında yapalım:
Karar 1:
“Whatsapp sistemi, telefon ve internet ortamında internet vasıtası ile iletişimi gerçekleştiren bir sistemdir. Burada kişi, kişiler ile iletişime geçtiği gibi gruplar kurarak grup içerisinde iletişim gerçekleştirilmektedir. Ancak bu sistem kendi içinde korunan ve 3. kişilere kapalı bir konumdadır. Dolayısı ile işçilerin iş akışını bozmadığı ve çalışmaların etkilemediği sürece bir grup kurmaları ve burada iletişim içinde olmaları yasak değildir. İşçilerin bu kapsamda burada iletişimlerinin kişisel veri olarak da korunması esastır.
Somut uyuşmazlıkta, whatsapp konuşmaları gizlilik içeren kişisel veri niteliğinde olduğundan, salt nasıl temin edildiği anlaşılamayan bu yazışmalara dayanılarak iş akdinin feshi haksız olup, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü yerine reddi hatalıdır.” (Yargıtay 9 Hukuk, 2019/559 K.)

Karar 2:
“Dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesi “davacının çalışma arkadaşları ile birlikte grup oluşturarak yaptıkları whatsapp yazışmalarında işyeri ve işyeri yöneticileri hakkında terbiye sınırlarını aşan hakaretamiz iftira dolu beyanlarda bulunduğu, yöneticisi tarafından yapılan uyarıların dikkate alınmadığını, yönetici tarafından gelen mailler sonrasında ofis içinde huzuru bozacak şekilde konuşmalar ve gülüşmeler gerçekleştirilmesi ve diğer çalışanların motivasyonlarının bilinçli olarak düşürmeye çalışıldığı, işyeri telefonu ile uzun süre özel görüşme yapıldığı, yöneticiye iş akışı ile ilgili bilgilendirme yapılmadığı, ofis içinde kendileri ile birlikte hareket etmeyen işlerini yapmaya devam eden çalışanlara psikolojik baskı uygulandığı, uygunsuz lakaplar takıldığı ve bu tutum ve davranışların her geçen gün şiddetini arttırarak devam ettiği, yönetici tarafından sözlü olarak uyarılmış ise de tutum ve davranışlarında değişiklik olmadığının ve iş akdinin İş Kanunu 25/II-e maddesine göre işverenin güveninin kötüye kullanılması kapsamında kaldığı” gerekçesi ile feshedilmiştir.
Öncelikle Whatsapp sistemi, telefon ve internet ortamında internet vasıtası ile iletişimi gerçekleştiren bir sistemdir. Burada kişi, kişiler ile iletişime geçtiği gibi gruplar kurarak grup içiresinde iletişim gerçekleştirilmektedir. Ancak bu sistem kendi içinde korunan ve 3. kişilere kapalı bir konumdadır. Dolayısı ile işçilerin iş akışını bozmadığı ve çalışmaların etkilemediği sürece bir grup kurmaları ve burada iletişim içinde olmaları yasak değildir. İşçilerin bu kapsamda burada iletişimlerinin kişisel veri olarak da korunması esastır.
Dosya içeriğine göre davalı işyerinde satış uzmanı olarak çalışan davacı ve aynı konumdaki diğer çalışanlar, çalışma koşullarının olumsuz olarak değiştirilmesi, ücret politikası, mobbing uygulanması nedeni ile toplu imza ile istekte bulunmuşlar ve mailler göndermişlerdir. Aynı zamanda da iletişim için Whatsapp sistemi içinde grup kurmuşlardır. Burada da çalışma koşullarının olumsuzluğu, yöneticilerin tutumları ve davranışları hakkında yorumlarla yazışmalarda bulunmuşlardır. Bu iletişimlerin dosyadaki çözümlerine göre genel olarak mesai saatleri dışında olduğu görülmektedir.
Davacı ve diğer arkadaşlarının Whatsapp grubu içindeki bu yazışmaları, aynı grup içinde yer alan diğer bir işçi tarafından işverene iletilmiş, işveren bunun üzerine grupta yer alan işçilerin savunmasını alarak, davacı ve diğer işçilerin iş sözleşmelerini feshederken, ileten işçiye ise ihtar cezası vermiştir. Grup içi konuşmaların gizli kalması esas olduğu gibi genel olarak bakıldığında çalışma koşullarının olumsuzluğu, işveren ve yöneticilerin eşit davranmama, mobbing niteliğindeki tutumlarının dile getirildiği tespit edilmiştir. İşveren gizli kalması gereken verileri yasak bir şekilde elde ettiği gibi kendisine veren ve aynı konuşmalarda bulunan işçiye davranışı nedeni ile ihtar cezası vermek sureti ile de bilgi veren işçisini korumuştur. İşçilerin işyerinde mailleri, işverene bildirimleri işçilik hakları ile ilgili demokratik talep niteliğinde olup, bu tür barışçıl davranışların fesih nedeni yapılması doğru değildir. İspat yükü kendisinde olan davalı işveren haklı ve geçerli feshi kanıtlayamamıştır. Davanın kabulü yerine reddi hatalıdır.” (Yargıtay 9 Hukuk, 2017/9527 K.)

Karar 3:
“Dosya içeriğinde davacıyla amiri …’nın mail ve whatsapp yazışmalarının sunulduğu, bu yazışmalardan davacı ve … arasındaki konuşmalarda üslubun ve içeriğin ast üst ilişkisini ihlal eder nitelikte olduğu, tarafların da kabulünde olduğu üzere davacının sürekli kendisine iş verilmediği veya işyerinde şikayetlerine cevap verilmediği gibi konularda şikayetçi olduğu, amirine çalışma düzenini bozacak sıklıkta şikayet içeren mailler yazdığı, davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı ve işin yürütümüne engel olduğu, iş ilişkisinin işveren açısından çekilmez hal aldığı anlaşılmaktadır. Davacının iş sözleşmesinin feshi davranışlarından kaynaklanan geçerli nedene dayanmaktadır. Davanın reddi gerekirken hatalı gerekçe ile kabulü hatalıdır.” (Yargıtay 9 Hukuk, 2018/2329)
Karar 4:
“Bölge Müdürü … tarafından performans düşüklüğü yaşayan ekip çalışanı satış yönetici … . görev yaparken Kars’a tayin edilmiş, … şirket Genel Müdürlüğüne henüz ameliyat olması nedeniyle konrolleri devam ettiğinden Kars’a gitmek istemediğini belirterek tayinin iptalini istemiştir. Bu süreçte Bölge Müdürü ile … arasında da huzursuzluk başlamış ve Bölge Müdürü Yaren’e araya başkalarını dahil ettiği için mobbing uygulamıştır. Yaşanan süreç Bölge Müdürü tarafından Whatsapp grubunda paylaşılmış ve “dayı” olayı geyik muhabbetine dönüşmüştür. Davacı da bu …. Bölge Müdürüne youtube adlı video paylaşım sitesinde izlenebilen “dayıya dayayan dayı” adlı müstehcen video klibini göndermiştir. Ayrıca Bölge Müdürünün; ” …. eğer “dayın” yoksa bana karşı biraz daha dikkatli olmanı tavsiye ederim. Eğer varsa birşey olmaz sana rahat ol” şeklindeki yazışmasına …’ın ben kapak diye buna derim şeklinde yazdığı ve davacının da “üst makamda alçak insanlar tanıyıp dostlarımı kırmaktansa, kariyerimi kaybetmeyi yeğlerim”, kapak ne demek hemide logar kapağı” şeklinde, yakışıksız, gayri ahlaki, küçük düşürücü yorumları nedeniyle davacının iş akdi davalı şirket tarafından geçerli nedenle feshedilmiştir. Davacının bu paylaşımlarının şirketçe öğrenilmesi nedeniyle işyerinde huzurun bozulduğu ve işin yürüyüşünün olumsuz etkilendiği açıktır. İşverence yapılan feshin geçerli nedene dayandığı gözetilmeden davanın kabulüne ve işe iadeye karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.” (Yargıtay 7 Hukuk, 2016/10038 K.)
Karar 5:
“Davacı işçinin davalı işyerinde diğer bir çalışanla WhatsApp yazışması esnasında feshe konu edilen bir çok sözün kullanıldığı hususunda ( mahkemenin de kabulünde olduğu üzere ) bir tereddüt bulunmamaktadır.
Kullanılan sözcüklerin kararda dahi yazılmayacak düzeyde açıkça hakaret içerikli olmasına rağmen mahkemece hiçbir dayanağı olmadan hakaret kabul edilmeyip “argo” kabul edilmesi isabetsiz olup feshin süresinde ve haklı olduğu anlaşılmakla, kararın bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 9 Hukuk, 2017/1428 K.)

SONUÇ
İş mahkemeleri, işçilere ilişkin davalarda Whatsapp yazışmalarını dikkate alıyor mu? Bu sorunun ne yazık ki net bir cevabı yok.
Yukarıda 5 adet Yargıtay kararı paylaştım. Bu kararlardan alınan aşağıdaki cümleler durumu özetliyor olsa gerek:
“Somut uyuşmazlıkta, whatsapp konuşmaları gizlilik içeren kişisel veri niteliğinde olduğundan, salt nasıl temin edildiği anlaşılamayan bu yazışmalara dayanılarak iş akdinin feshi haksız olup…”
“Grup içi konuşmaların gizli kalması esas olduğu gibi genel olarak bakıldığında çalışma koşullarının olumsuzluğu, işveren ve yöneticilerin eşit davranmama, mobbing niteliğindeki tutumlarının dile getirildiği tespit edilmiştir…”
“Dosya içeriğinde davacıyla amiri …’nın mail ve whatsapp yazışmalarının sunulduğu, bu yazışmalardan davacı ve … arasındaki konuşmalarda üslubun ve içeriğin ast üst ilişkisini ihlal eder nitelikte olduğu…”
“Davacının bu paylaşımlarının şirketçe öğrenilmesi nedeniyle işyerinde huzurun bozulduğu ve işin yürüyüşünün olumsuz etkilendiği açıktır…”
“WhatsApp yazışması esnasında feshe konu edilen bir çok sözün kullanıldığı hususunda ( mahkemenin de kabulünde olduğu üzere ) bir tereddüt bulunmamaktadır…”
Yukarıdaki kararlardan ve seçme cümlelerden ne anlıyorsunuz? Aslına bakarsanız, mahkemelerin de kafasının bu konuda karışık olduğunu söylememiz gerekir.
İş mahkemeleri ve Yargıtay whatsapp konuşmalarını bazen deliller arasında değerlendirirken, bazen de bunların gizliliğinden dem vurarak bunları delil kabul etmemiştir.
O halde, sorulan sorunun net bir cevabının olmadığını söylemeliyiz. Her olay kendi içinde değerlendirilecek, tarafların yazışmaları kabul etmesi ya da bir tarafın reddetmesi veya teknik inceleme yapılması gibi durumlar sonucu değiştirecektir.
Ancak kimse peşinen, Whatsapp yazışmalarının mahkemelerde delil olarak kabul edildiğini ya da edilmediğini söyleyemez. Böyle bir peşin hüküm, tarafları yanıltacaktır.








İyi günler Mustafa Bey,
Ben Çatalca Belediyesinden İl dışında Bir belediyeye geçiş yapmak istiyorum. Norm kadrolu işçi statüsünde büro memuru olarak çalışmaktayım. Gitmek istediğim Belediye bütün haklarımla beni kabul ederse, çalıştığım belediyede gitmeme muvafakat verirse nasıl bir yol izlemem gerekiyor.
Rica etsem bu bağlamda bir değerlendirme yaparsanız makbule geçer.
Teşekkürler..
Merhaba, böyle bir usulle geçiş işçiler için mümkün değildir Çetin bey. Ancak bir belediyeden istifa edip diğer belediyede herkes gibi işe başlayabilirsiniz: Belediye işçisi tayin olabilir mi?
Merhaba Mustafa Bey, öncelikler sorumu içtenlikle cevaplandırdığınız için teşekkürler. Yürürlüğe giren 6098 sayılı borçlar kanunu iş sözleşmesinin devrini mümkün kılamaz mı? Yerel yönetimlerde çalışan norm kadrolu işçilerde 4857 sayılı İş Kanuna tabi olarak çalışmakta olup, Belediyelerde özel bütçeli bir kurum olduğu için 4857 sayılı kanuna tabi kadrolu işçilerin nakil iş ve işlemleri 6098 Sayılı Borçlar Kanununa göre yapılabilir mi?
Teşekkürler Mustafa Bey…
Rica ederim. Her belediye farklı birer işveren statüsünde olduğu için bu mümkün olmaz Çetin bey. İlk cevabım aynen geçerlidir.
Merhabalar iş yerinde haksızlıga ugrayıp bir üst müdürümüze mail yoluyla benim calısmadıgım müşteriler le kavga ettiğim huzursuzluk cıkardıgım konusunda bilgi aktarılıp benimle çalışmak istemediklerini beyan edilmiş. Bunun üzerine müdürümüz beni cagırıp maili okuyup bunun kendisininde üstünde genel müdüre gittiğini sürün yada gönderin bu güvenliği yönünde talimat aldıklarını kendisinin beni sürecek yeri olmadıgından benim istifa yazmam gerektiğini aksi takdirde 25.madde ile cıkarılıp sicilime işletilcegi söylendi. Benim haklılıgım gerekse sorumlum gerekse tüm arkadaslarım iftira oldugunu benim iyi bi calısan oldugumu belirtselerdeen yukarı nakletti oöay biz bişe yapamayız böyle ol ak zorunda diyerel baskı ve psiklojımin bozuk oldugu sırada istifa dilekcemi imzaladım. Bu durum bazı kısımları ozellikle 25. Madde ile cıkarılcaktın tarzı amirle whatsap konusmalarım mevcut. Benim ne yapmam gerekiyor bu durumda
Merhaba, sorunuzun cevabını şu yazımda bulabilirsiniz. Sonrasında başka sorunuz varsa iletebilirsiniz Meltem hanım: mustafabaysal.com/isciden-zorla-alinan-istifa-dilekcesinin-gecerliligi/
Merhaba geçen günde işsizlik maası icin yazmistim size hocam maaşım okeylendi işkur tarafından ama 875 tl ve 6 ay olarak bağlanmış bu günkü şartlarda bin 15 ve 10 ay olması gerekmiyormuydu acaba ?ben burada hak kaybına uğramışım sanırım 2768 günüm var .ne yapmam gerek bu durumda yapa bilecegim birsey varmı acaba.yanıtınız için şimdiden teşekkür ederim
Seyhan hanım, bu konuda İşkur’un hata yapması çok çok zordur. Maaşın neden böyle hesaplandığını bizzat İşkur’a sormanız daha doğru olacaktır.