Fesih

İşçinin “tükenmişlik sendromu” (burnout) nedeniyle tazminat hakkı

İşçinin işyerinde çalışmasını engelleyecek derecede ağır hastalığı her zaman fiziki olmak zorunda değildir. Psikolojik rahatsızlıklar da işçinin çalışma hayatını etkileyebilir. Peki, tükenmişlik sendromu ya da tıbbi adıyla Bournout, işçi bakımından haklı fesih sebebi midir? İşçi bu gerekçeyle tazminatını alarak işten ayrılabilir mi?

Tükenmişlik sendromu (Burnout) nedeniyle işten ayrılan işçi tazminat alabilir mi?

Bu sorunun cevabını evet ya da hayır olarak hemen almak istediğinizi biliyorum; ancak biraz aşağıda izah edeceğim sebeplerden de anlaşılacağı üzere, bu sorunun tek ve net bir cevabı yoktur.

Tükenmişlik sendromunun sebebi, derecesi ve işçinin çalışma hayatına etkisi gibi nedenlere göre sonuçlar da farklılaşabilecektir.

İş hukukunda tükenmişlik sendromu: Sağlık sebebi mi?

İster tükenmişlik sendromu olsun ister başkaca bir rahatsızlık, akla gelen ilk fesih sebebi elbette sağlıkla ilgili olmalıdır.

Gerçekten de İş Kanunu’nun 24/I maddesine göre işçinin sağlık sebepleriyle haklı fesih yapması ve kıdem tazminatı hak etmesi, belirli şartlarda mümkündür.

Bunlara da göz atmak isteyebilirsin.

Sağlık sebebiyle haklı fesih (İş Kanunu Md. 24/I) şartları

24/I maddesinde göre, sağlıkla ilgili bir sebeple işçinin haklı fesih yapabilmesi için aşağıdaki iki durumdan birisinin var olması gerekir:

  • İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılmasının, işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması
  • İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işverenin yahut başka bir işçinin bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulması

Yukarıdaki durumlardan ikincisiyle tükenmişlik sendromunun bir alakasının olmadığı ortada olsa gerekir. İlk durum ise yoruma açık olup bu hususun anlaşılması için Yargıtay kararları yol gösterici olabilir.

işçi tükenmişlik sendromu kıdem tazminatı haklı fesih

Tam teşekküllü hastane raporu: “İşyerinde çalışması sakıncalıdır” ibaresi

Yukarıdaki gerekçelerden ilki incelendiğinde görülecektir ki; bir sağlık probleminin işçiye haklı fesih hakkı vermesi için öncelikle işin niteliğinden doğan bir sebepten kaynaklanması ve ayrıca işçinin sağlığı veya hayatı için tehlike oluşturması gerekir.

Sağlık kurulundan bu doğrultuda alınacak bir rapor işçiye haklı nedenle fesih hakkı verebilir; fakat raporda “işyerinde çalışması sakıncalıdır” ibaresi olursa yetersiz görülebilir. Bunun yerine hastalığın işin niteliğinden doğduğunu ve işçinin sağlığı için tehlike oluşturduğunu belirten bir ifade olması daha doğru olacaktır.

Aşırı iş yükü ve mobbing bağlantısı

Yukarıdaki gibi bir sağlık raporu almak açıkçası oldukça zor olacaktır. İşçinin tükenmişlik sendromuna girmesi nedeniyle bir sağlık kurulunun, bu sendromun sebebinin işçinin işi olduğunu tespit etmesi son derece güçtür.

Yine de tükenmişlik sendromuna dair herhangi bir sağlık raporu, 24/I kapsamında haklı fesih için yetersiz olsa bile mobbing gerekçesi bir fesihte işçinin elini kuvvetlendirebilir.

Mobbing kavramını daha önce detaylıca ele aldığım için burada tekrara düşmek istemiyorum. Ancak işçiye uygulanan sistematik ve bezdirme amaçlı bir baskının sonuçlarından birisi de tükenmişlik sendromu olabilir ve mobbing ile tükenmişlik sendromu arasında bağlantı kurulabilirse; tükenmişlik sendromu olmasa da mobbing bir haklı fesih gerekçesi olarak kullanılabilir.

Her şeye rağmen bir hususu hatırlatma gerekir ki; işçinin tükenmişlik sendromuna dair aldığı ne kadar sağlık raporu olursa olsun; konu mobbing olduğunda, mobbing şartları oluşmadığı müddetçe işçi haklı fesih hakkına sahip olamayacaktır. Ne demek istediğimi, şu Yargıtay kararından anlayabilirsiniz:

“… davacıya ait yargılama sırasında aldırılan sağlık kurulu raporuyla davacıdaki majör depresif bozukluğun işyerindeki çalışma koşullarından oluşup, bu hastalığın davalı işyerinde yapılan işte çalışmasına engel olduğunun belirtildiği…

… ancak doğrudan davacıyı hedef alan, sürekli ve sistematik baskıdan bir diğer anlatımla mobbing olarak nitelendirilebilecek durumdan bahsetmek ise mümkün değildir. Bu itibarla davacının mobbing iddiasına dayalı tazminat talebinin reddi gerekirken…” (22 Hukuk, 2020/9153 K.).

tükenmişlik sendromu yargıtay kararı işçi

SONUÇ

Tükenmişlik sendromu nedeniyle işçi haklı fesih yapabilir mi?

Bu soruya İş Kanunu’nun 24/I-a maddesi kapsamında bakarsak, tükenmişlik sendromunun işçinin yaptığı işin niteliğinden kaynaklanması ve bu rahatsızlığın en azından işçinin sağlığını tehlikeye düşürmesi gerekir.

İkinci seçenek olarak mobbing tarafına bakarsak; işçi üzerinde sistematik ve bezdirici birtakım faaliyetlerin sonucu olmak üzere bir tükenmişlik sendromunun varlığı gerekir ki; burada aktör tükenmişlik sendromu değil, mobbing olacaktır.

Kanaatimce her iki durum da haklı fesih sebebi olmak bakımından son derece zor gerekçelerdir. Olmaz demiyorum, diyemem; ancak bir işçinin tükenmişlik sendromuna yakalandığı için haklı fesih yapması ve kıdem tazminatını hak etmesi, muhtemel olsa bile oldukça uzak bir ihtimal olarak kalmaya devam edecektir.

Mustafa Baysal

Eski İş Müfettişi, eski Muhasebe Denetmeni ve halen İç Denetçi. Lütfen, okuduğunuz bu yazının altına yorum yaparak sorularınızı iletmekten çekinmeyin. Yorumlarınızı tek tek okumaya ve tamamını cevaplamaya gayret ediyorum.

Bunlara da göz atmak isteyebilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şunlar da ilgini çekecektir!
Kapalı
Başa dön tuşu