İş Kanununda yer alan sözleşme türlerinden birisi de çağrı üzerine çalışmadır. Muhakkak bir ihtiyaçtan doğan çağrı üzerinde çalışma, uygulamada pek rastlamadığımız bir çalışma biçimidir. Yine de bakalım; çağrı üzerine çalışma nedir?
İçindekiler
Çağrı üzerine çalışma kavramı
Yazılı sözleşmeyle işçinin yapmayı üstlendiği iş ile ilgili kendisine ihtiyaç duyulduğunda iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırılmış olduğu iş ilişkisine çağrı üzerine çalışma, bu tür iş sözleşmesine ise çağrı üzerine çalışmaya dayalı iş sözleşmesi denir.
Karışık görünen bu kavramı unsurlarına bölersek, çağrı üzerine çalışmayı daha iyi anlayabiliriz:
- Ortada yazılı bir sözleşme vardır.
- İşçi bu sözleşmeyi bir işi yapmayı üstlenir.
- Bu işi, kendisine ihtiyaç duyulduğunda ve çağrıldığında yapar.
Göreceğiniz üzere, adeta ön hazırlık niteliğinde bir ilişkiden söz edebiliriz. İşçi işi beklerken, işveren ise işin ortaya çıkmasını beklemektedir.
Çağrı üzerine çalışma ne tür bir sözleşmedir?
Çağrı üzerine çalışma bir çeşit kısmi süreli iş sözleşmesi olarak kabul edilir. Çünkü burada işverene bağlı olarak sürekli bir çalışma değil, gerektiğinde yapılacak kısmi çalışma söz konusudur.
Çağrı üzerine çalışma süresi
Yıl, ay veya hafta gibi bir zaman dilimi içerisinde işçinin ne kadar süre çalışacağını taraflar belirlememişlerse, haftalık çalışma süresi 20 saat olarak belirlenmiş kabul edilir.
Sözleşmede günlük çalışma süresi belirlenmemiş ise, işveren her çağrıda işçiyi günlük en az 4 saat art arda çalıştırmak zorundadır.

Çağrı üzerine çalışmada ücret
Belirlenen sürede işçi çalıştırılsa da veya çalıştırılmasa da ücrete hak kazanır. İşçiden iş görme edimini yerine getirmesini çağrı yoluyla isteme hakkına sahip olan işveren, bu çağrıyı, aksi belirlenmemiş ise, işçinin çalışacağı zamandan en az 4 gün önceden yapmak zorundadır.
Süreye uygun olan çağrı üzerine işçi iş görme edimini yerine getirmek zorundadır. Yani işveren tarafından yapılan çağrıya, işçinin mutlaka uyması gerekir.
Çağrı üzerine çalışma neden var?
Yukarıda çağrı üzerine çalışmanın özelliklerinden bahsettik. Peki, ama bu çalışma biçimi neden var ve ne amaçla kullanılır?
Öyle ya; işçi ile işveren kısmi süreli iş sözleşmesi de düzenleyebilecekken neden çağrı üzerine çalışmayı tercih etsinler?
Bunun nedeni, işverenin tam esneklik kazanmak istemesidir. Örneğin bir işyerinde genel temizlik işleri her zaman yapılmıyor olabilir. “Dip köşe” temizlik benzeri temizlik işlemi, haftada birkaç gün yapılıyor olabilir.
Böyle bir durumda işveren işçiyle çağrı üzerine çalışma sözleşmesi yapabilir ve böylece belirli bir süre önceden haber vererek, onu temizliğe çağırabilir.
Bunun işçiye de faydası vardır. İşçi böylece dışarıda kendi işinin yapmaya devam edebilir ya da başka yerde çalışabilir; ama işverenden haber gelince, işyerine gider ve işini yaparak geri döner.
Benzer şekilde işçi, işverenin özel şoförü olabilir ve işveren örneğin yalnızca şehir dışına çıktığında şoför kullanıyor olabilir. Bu kapsamda düzenlenecek bir çağrı üzerine çalışma sözleşmesi geçerşi olacaktır.
Çağrı üzerine çalışma sürekli olmaz
İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisine ne ad verilirse verilsin, önemli olan fiilen bu ilişkinin ne olduğudur. Çağrı üzerine çalışma sözleşmesi imzalayan tarafların fiili durumu buna uymuyorda, ortada çağrı üzerine çalışma olduğu da söylenemez.
Aşağıdaki Yargıtay kararından da görüleceği üzere, işin adeta sürekli hale geldiği bir durumda, çağrı üzerine çalışmadan bahsetmek mümkün olmayacaktır:
“… Dosya içeriğine göre, davacı ile davalı arasında 05.07.2004 tarihinde 05.06.2005 tarihinde sona eren ve Çağrı Üzerine Çalışma usulünü düzenleyen belirli süreli iş sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede, davacının temizlik elemanı olarak görev yapacağı belirtilmiştir. Davacı bu kapsamda sözleşmenin bitim tarihine kadar kayıtlara göre 234 gün çalışmıştır. Temizlik işi sürekli yapılması gereken bir iştir. Davacının çağrı usulü ile işyerinde çalıştırılması, bu işin sürekli yapılması gereğini ortadan kaldırmaz. Bir başka anlatımla, çağrı usulü çalışma kısmi süreli bir iş sözleşmesi olup, işin kısmi süreli olması, belirli süreli iş sözleşmesi niteliğini kazandırmaz. Çağrı usulü çalışma şeklinde de 4857 sayılı iş Kanunu’nun 11. maddesinde belirli süreli iş sözleşmesinin yapılmasını gerektiren koşullar aranmalıdır. Kaldı ki bir yılda, 11 ay çalışan davacının 234 gün çalıştığı da göz önüne alındığında yapılan temizlik işi süreye bağlı bir iş olmadığına göre, çağrı usulü iş sözleşmesinin imzalanmasını gerektiren objektif esaslı bir nedende bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece yazılı şekilde, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu belirtilerek istemin reddine karar verilmesi hatalıdır…” (9 Hukuk, 2006/14969 K.).

Çağrı üzerine çalışma sözleşmesi yazılı olmak zorunda
4857 sayılı İş Kanunu’nun 14’üncü maddesinde çağrı üzerine çalışma “Yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi” şekline tanımlandığına göre, bu sözleşmenin yazılı olması gerektiği açıktır. Buradaki yazılılık yalnızca ispat şartı değil, daha da ötesinde geçerlilik şartıdır.
Yazılı yapılmamış bir çağrı üzerine çalışma sözleşmesi, örneğin tarafların aralarındaki sözlü anlaşmayla çağrı üzerine çalışma ilişkisi kurması, şekli geçerlilik şartını taşımadığından geçersizdir.
SONUÇ
Çağrı üzerine çalışma nedir ve neden var? Çağrı üzerine çalışma da bir tür kısmi süreli çalışma olduğuna göre, bu soru çok mantıklı olsa gerek.
Ama çok küçük nüans farkları, çağrı üzerime çalışmayı, bildiğimiz anlamda part-time çalışmadan “bir tık” daha esnek hale getirmektedir.
Çağrı üzerine çalışmadan haftalık çalışma süresi örneğin 20 saat belirlendiğinde ve işçiye de çalışması için en ez 1 hafta önce haber verileceği hüküm altında alındığında; bunun avantajları olacaktır:
- İşçi başka bir işte de çalışabilir.
- İşçi kendi işini yapıyor da olabilir.
- İşveren 1 hafta önceden haber verince, mevcut işlerini ayarlar ve işyerine gidip işini halleder.
- İşveren işçiyi sürekli işyerinde tutmak zorunda kalmaz.
- İşveren işçinin her bir saatinden tam olarak faydalanır. Diğer türlü olsa, işçi işi yokken de işyerinde bekler ve maaşını alırdı.
Görüleceği gibi çağrı üzerine çalışma, her ne kadar bir tür kısmi süreli/part time çalışma da olsa, ondan daha esnek bir çalışma sistemidir ve doğru uygulandığında, hem işçi hem de işveren için avantajlıdır.
Çağrı üzerine çalışma sözleşmesi örneğini aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz: Çağrı üzerine çalışma için sözleşme örneği






