Çalışma Süresi

Mola sürelerinin birleştirilip erken çıkış yapılması yasal mı?

Bir iş ilişkisinde ana kurallar İş Kanunu tarafından belirlenmekle birlikte, işçi ve işverenin de bu kuralları esnetebileceği durumlar mevcuttur. Sözleşme serbestisi olarak tanımlanan bu hak kapsamında taraflar, kanunun emredici hükümlerine aykırı olmaması kaydıyla, sözleşmeye istedikleri hükümleri koyabilir. Mola sürelerini birleştirerek kullanmak isteyen işçi ya da kullandırmak isteyen işveren için, bu mümkün müdür? Mola sürelerinin birleştirilip erken çıkış yapılması yasal mıdır?

Öğle molası kullanmayıp işten erken çıkmak mümkün mü?

İlk bakışta mantıksız gibi görünen bu talep bazı işçiler için ve bazı durumlarda mantıklı olabilir. İşçinin öğle molası kullanmadan sürekli çalışması elbette kabul edilemez olsa da arada sırada bunun gerçekleşmesi mümkün değil midir?

İşçinin mesai bitiminde özel bir işi vardır ve işçi öğle molasını kullanmadan çalışmaya devam edip mesai bitiminde yarım saat erken çıkmak isteyebilir. Benzer şekilde işçinin mesai başlangıç saatinde işi vardır ve işçi işe yarım saat geç gelip öğle arasında da çalışmak niyetinde olabilir.

Ara dinlenmesi (mola) hükmü emredicidir

Yazımın hemen başında da ifade ettiğim üzere, işçi ile işverenin aralarında anlaşarak yeni hükümler getirmesi, ancak bu hükümlerin kanunun emredici hükümlerine aykırı olmaması şartına bağlıdır.

Oysa 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68’nci maddesine ara dinlenmesinin işçilere “verileceği” hüküm altına alınmıştır. Yani kanun koyucu, ara dinlenme sürelerini işçilere kullandırmak konusunda işverene herhangi bir takdir hakkı vermemiştir.

Bu maddeye göre; 4 saat veya daha kısa süreli işlerde 15 dakika, 4 saatten fazla ve 7,5 saate kadar (7,5 saat dahil) süreli işlerde yarım saat ve 7,5 saatten fazla süreli işlerde bir saat ara dinlenmesinin işçilere verilmesi zorunludur.

İşçinin sağlığı ve iş güvenliği riski

Ülkemiz uygulamasında en az 7,5 saatlik çalışmalar görürüz. Bazı işyerlerinde iki vardiyadan kaynaklı 11 saatlik çalışmalar varken bazı işyerlerinde ise, İş Kanunu tarafından yasaklanmış olmasına rağmen, 11 saatten uzun süreli çalışmalar olur.

Örneğin 7,5 saat çalışan bir işçinin bunu aralıksız sürdürmesi veya 11 saat çalışan işçinin hiç ara vermeden çalışması sadece zor değil aynı zamanda tehlikelidir.

İşçinin yarım saat mola vermeden 7,5 saat arka arkaya çalışması sadece işin verimini düşürmez; ayrıca iş güvenliğini tehlikeye attığı gibi işçinin sağlığını da uzun vadede tehdit eder.

İşçi kendi isteğiyle mola yapmazsa ne olur?

Her şeye rağmen işçi kendisi mola yapmak istemiyor olabilir. Hangi gerekçeyle olursa olsun, mola kullanmayıp işten erken çıkmak istediğini işverene ileten işçinin bu talebi, işçiye rağmen kabul edilmemelidir.

Çünkü işçinin iş sağlığı ve güvenliği bakımından korunmasını sağlamak yükümlülüğü işverene ait olup bir iş kazası meydana geldiğinde, işçinin böyle bir talepte bulunmuş olması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.

Kâğıt üzerinde molanın gösterilmesi sorunu

İşçiye mola kullandırılmadığı durumlarda bazen kâğıt üstünde kullandırılmış gibi işlem yapıldığına rastlanır. Puantaj kayıtlarında işçinin ara dinlenmesine çıktığı görülen bu işyeri kayıtları, aslında gerçeği göstermez.

İşçiye mola verilmediği halde, işçi işten erken çıktığı için, iyi niyetle verilmiş gibi gösterilen bu puantaj kayıtları ilk bakışta sorunu çözmüş gibi görünse de uzun vadede, özellikle iş kazası vb. durumlarda, işverenin ile işçi arasında uyuşmazlık konusu olacaktır.

İşverenin mola saatlerini bölme hakkı (iklim/iş şartları)

İşçinin ara dinlenmesi kullanmadan çalışması mümkün olmasa da ara dinlenmelerinin bölünerek kullandırılması mümkündür.

68’nci maddede bu durum; ara dinlenme sürelerinin iklim, mevsim, o yerdeki gelenekler ve işin niteliği göz önünde tutularak sözleşmeler ile aralı olarak kullandırılabileceği şeklinde ifade edilmiştir.

Örneğin bir saat ara dinlenmesi olan bir işte, öğle arası bir saat verilebileceği gibi; yarım saat öğle arası yanında 15’er dakikalık iki çay molası da verilebilir.

Sigara molalarının öğle molasından düşülmesi

Sigara molası diye bir mola İş Kanunu’nda özel olarak bulunmamakla birlikte, işçinin sigara içmek için çalışmadan geçirdiği sürelerin molasından düşülebileceğini şu yazımda izah etmiştim: https://mustafabaysal.com/cay-sigara-molasi-calisma-suresi/

Yargıtay kararı: “Ara dinlenmesi mesai başında veya sonunda kullanılamaz”

İşçinin öğle molasını kullanmayıp da işten erken çıkması, bir bakıma, ara dinlenmesinin mesainin sonunda kullanıldığı anlamına da gelebilir. Öyle ya; buraya kadar, işçinin ara dinlenmesinden vazgeçemeyeceğini söyledim ve siz de bana şunu söyleyebilirsiniz: “İşçi molasını öğle vakti değil de mesaisinin sonunda kullanamaz mı? Böylece yine de ara dinlenmesi kullanılmış olmaz mı?”

Kulağı tersten göstermek kabilinden olan bu yaklaşımın aslında ara dinlenmesinin hiç kullanılmaması anlamına geleceğini herkes çok iyi biliyor olsa gerekir. Yine de bu konuda son sözü Yargıtay’a bırakmak istiyorum:

“… ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir…” (9 Hukuk, 2017/3274 K.).

mola sürelerinin birleştirilip erken işten çıkma yasal mı

Fazla mesai davasında molaların ispatı

İşçi, hangi nedenle olursa olsun, ara dinlenmesi kullanmadığında ve ileride işverenle uyuşmazlık yaşayıp alacakları için dava açtığında, büyük ihtimalle kullanmadığı bu mola sürelerini de davaya konu edecektir.

Bu durumda; işçinin işten erken çıkmak için mola kullanmamayı talep etmiş olması ya da başkaca bir neden önemli olmaksızın, işçinin fiilen kullanmadığı mola süreleri çalışma süresinden sayılacaktır ve işveren bunun için de fazla mesai ödemek zorunda kalabilecektir.

Böyle bir davada; işçi mola kullanmadığını ispat etmek zorunda olmayıp işveren, işçisine mola kullandırdığını ispat etmek zorunda kalacaktır.

SONUÇ

Mola sürelerinin birleştirilip erken çıkış yapılması yasal mıdır? Hayır, değildir. Bunun birden fazla sebebi olup bu sebepler şöyle sıralanabilir:

  • İşçinin mesai başlangıcında veya bitiminde kullandığı ara dinlenme sürelerini Yargıtay, ara dinlenmenin amacına uygun bulmamaktadır.
  • Ara dinlenmesi işçi ve işveren için tercihi bir hak değil; yasal bir zorunluluktur.
  • İşçinin ara dinlenme yapmadan uzun sürelerle çalışması işin ve işçinin verimini azaltacaktır.
  • Ara dinlenmesi verilmeden uzun sürelerle çalışma iş sağlığı ve güvenliği risklerini beraberinde getirecektir.
  • İşçi ile işveren, işçinin mola sürelerini birleştirip işten erken çıkma konusunda anlaşsalar bile; ileride yaşanabilecek muhtemel bir uyuşmazlık durumunda, işveren işçisine bu mola sürelerinin ücretini bilahare ödemek zorunda kalabilecektir.

Görüleceği üzere, işçinin mola sürelerini birleştirerek işe geç gelmesi veya işten erken çıkması şeklindeki uygulamalar ara dinlenmesi müessesesinin amacına terstir ve kesinlikle uygun değildir. Ara dinlenmenin bir tercih değil, yükümlülük olduğu akılda tutulmalıdır.

Mustafa Baysal

Eski İş Müfettişi, eski Muhasebe Denetmeni ve halen İç Denetçi. Lütfen, okuduğunuz bu yazının altına yorum yaparak sorularınızı iletmekten çekinmeyin. Yorumlarınızı tek tek okumaya ve tamamını cevaplamaya gayret ediyorum.

Bunlara da göz atmak isteyebilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu